Çin ekonomisi üçüncü çeyrekte 2009'dan bu yana en zayıf büyümesini kaydetti
Çin ekonomisi üçüncü çeyrekte küresel finansal krizden bu yana en zayıf büyümesini kaydederken, borç riskleri ve ABD ile süren ticaret savaşıyla mücadele için yapılanların ekonomiye zarar vermeye başlaması üzerine, düzenleyici kurumlar daha fazla politika desteği taahhüt ettiler.Küresel piyasalar ABD'nin faiz artırımları, İtalya'daki bozulan ekonomi ve düşük gelen Çin büyümesiyle olumsuz etkilendi
Asya borsaları Çin'in küresel finansal krizden bu yana en zayıf ekonomik büyümesini kaydederek, ticaret gerilimleri, ABD'de faiz oranlarının artırılması ve İtalya'nın aşırı harcama öngören bütçesine ilişkin piyasa endişelerini artırmasıyla geriledi.
Japonya dışındaki Asya-Pasifik borsalarını izleyen MSCI endeksi Çin'in GSYH verisinin ardından yüzde 0.2 düştü. Avustralya borsası yüzde 0.3 ve Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 1.1 geriledi.
Wall Street'teki zayıf seyir de Asya borsaları için belirleyici oldu. Dow Jones yüzde 1.27, S&P 500 yüzde 1.44 ve Nasdaq Composite yüzde 2.06 geriledi.
Çin ekonomisi borç riskleri ve ABD ile olan ticaret savaşıyla mücadele etmek için yapılanların ekonomiyi baskılamasıyla üçüncü çeyrekte yüzde 6.5 ile 2009'dan en zayıf büyümesini kaydetti.
Veri açıklandıktan sonra başlangıçta gerileyen Çin hisseleri, yatırımcıların likidite sorunlarıyla karşılaşan firmalar ve özel sermaye şirketleri için destek sözü veren üst düzey düzenleyicilerin açıklamalarını özümsemesiyle yükseldi.
DÖVİZ
Euro, Avrupa Komisyonu'nun İtalya'nın bütçesine yönelik eleştirisinin euro bölgesinde politik tansiyona ilişkin yeni endişeleri gündeme getirmesiyle dolar karşısında bir haftanın dip seviyesine yakın seyrediyor.
Dolar endeksi 21 Ağustos'tan bu yana en yüksek seviyede kapandıktan sonra bugün yüzde 0.05 artışla 95.96'ya yükseldi. Bu artışta endeksin yaklaşık yüzde 57'sini oluşturan eurodaki sert düşüş rol oynadı.
Euro dün yüzde 0.4 geriledikten sonra bugün 1.1454 dolar ile görece yatay seyrediyor. Euro dün Avrupa Komisyonu'nun İtalya'nın 2019 bütçe taslağının Avrupa Birliği bütçe kurallarını ciddi şekilde ihlal ettiğini belirtmesinin ardından 9 Ekim'den bu yana en düşük gün içi seviyesi olan 1.1447'yi gördü.
Komisyon, İtalya Ekonomi Bakanı Giovanni Tria'ya yönelik mektubunda, planlanan hükümet harcamalarının çok yüksek olduğunu, tek seferlik ve konjonktür dalgası etkileri hariç yapısal
açığın artacağını ve İtalya'nın kamu borcunun AB kurallarına uygun şekilde düşmeyeceğini belirtti.
Bu durum, yatırımcıların AB içinde Brüksel ve üye devletler arasında siyasi gerilime ilişkin endişelerini artırdı.
PETROL
Petrol fiyatları dünyanın ikinci büyük petrol kullanıcısı olan Çin'de talebin arttığı sinyalleriyle hafif yükselse de, ABD-Çin ticaret savaşının ekonomik faaliyeti sınırlayacağı endişeleri ile ikinci haftalık düşüşünü kaydetmeye hazırlanıyor. Brent ham petrolün varil fiyatı yüzde 0.3 artışla 79.51 dolara yükseldi.
ALTIN
Altın fiyatları Asya borsalarının gerilemesiyle hafif yükselerek art arda üçüncü haftalık kazanımını kaydetmeye hazırlanıyor. Spot altının ons fiyatı yüzde 0.2 artışla 1,227.41 dolara yükseldi.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun verilerine göre Çin ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 6.7 oranında büyüdükten sonra üçüncü çeyrekte yavaşlayarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6.5 büyüdü. Reuters anketine katılan analistler, ekonominin üçüncü çeyrekte yüzde 6.6 oranında büyümesini bekliyorlardı.
Çin ekonomisi böylece küresel mali krizin en şiddetli seviyede olduğu 2009 yılının ilk çeyreğinden bu yana yıllık bazda en zayıf çeyrek dönem büyümesini kaydetti. Çin hisselerinde büyük düşüş yaşanmasının ardından politika yapıcılar piyasaları yatıştırmaya çalıştı. Çin Merkez Bankası
başkanı Yi Gang piyasadaki dalgalanmaların büyük ölçüde yatırımcı eğilimlerinden kaynaklandığını ve senedi değerlemelerinin ekonomik temellerle uyumlu olmadığını söyledi.
Üst düzey düzenleyiciler likidite sorunlarıyla karşılaşan firmalar ve özel sermaye şirketleri için destek sözü verdi. Yavaşlayan ekonomi, borsadaki iniş-çıkışlar ve yuanın baskı altına girmesi karşısında politika yapıcılar, önceliklerini parasal ve mali politikaları tedricen gevşeterek büyümenin karşısındaki risklerin azaltılmasına yöneltiyorlar.













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder