
06.05.2013 tarih ve 2013/4957 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Yönetmeliğin 4 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle birlikte Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin "Sınav Şartı" başlıklı 8. Maddesinde "...Şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda; diğer görevlere görevde yükselme suretiyle atanacak personelin ise yazılı sınavda başarılı olmaları gerekir..." şeklinde düzenleme mevcut iken;
22.10.2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. Maddesi ile birlikte, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 8. Maddesi; "Görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları gerekir." şeklinde değiştirilmiştir.
Söz konusu yönetmelik değişikliği öncesi sadece şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeyindeki kadrolar için yazılı sınav sonrasında sözlü sınav uygulanıyorken, şef ve altındaki unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda yazılı sınav puanı esas alınıyordu.Yapılan değişiklikle birlikte şef ve altındaki unvanlara yapılacak görevde yükselme niteliğindeki atamalar için de yazılı sınava ek olarak sözlü sınav şartı getirilmiştir.
Kamu Sen'e bağlı Türk Büro Sen, söz konusu 22.10.2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. Maddesinde yer alan "ve sözlü sınav" ibaresinin iptali istemiyle Danıştay'da dava açtı.
DANIŞTAY İLGİLİ DAVA DAİRESİ
BAŞKANLIĞINA
ANKARA
Yürütmenin Durdurulması
İstemlidir.
DAVACI : Türk Büro-Sen Genel Merkezi
Talatpaşa Bulvarı No:160 Cebeci - ANKARA
VEKİLİ : Av. Murat
Ekim GEZEK– Av. Ebru YAPICI(Aynı adres)
DAVALI : Başbakanlık-
ANKARA
DAVA KONUSU : 22.10.2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete ‘de
yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2.
Maddesinde yer alan “ve sözlü sınav”
ibaresinin öncelikle YÜRÜTMESİNİN
DURDURULMASI ve devamında İPTALİ
isteminden ibarettir.
R.G. YAYIM TARİHİ : 22.10.2016
AÇIKLAMALAR :
1- EHLİYET
YÖNÜNDEN
Türkiye Büro Çalışanları Sendikası, 4688 sayılı Kamu
Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 19.maddesinin (f) bendi uyarınca; “Üyelerin idare ile ilgili doğacak
ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım
gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her
düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya
ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak hakkına
sahiptir” Ayrıca Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 18.06.2006
tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 2005/1 E. ve 2006/1 K. Sayılı kararıyla 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun
19'uncu maddesinin (f) bendi uyarınca kamu görevlileri sendikaları ve üst
kuruluşlarının üyeleri hakkında tesis edilen bireysel (sübjektif) işlemlere
karşı üyelerini temsilen dava açma ve bu nedenle açılan davalarda taraf olma
hakkının bulunduğu yönünde hüküm tesis etmiştir.
Kamu görevlileri sendikalarının,
üyelerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması
ile geliştirilmesine yönelik dava açabileceği hususu da dikkate alınarak,
müvekkil sendikanın işbu davada taraf ehliyeti olduğuna şüphe yoktur
2- KAMU KURUM KURULUŞLARINDA GÖREVDE
YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ ESASLARINA DAİR GENEL YÖNETMELİĞİN “SINAV ŞARTI” BAŞLIKLI 8.
MADDESİ AŞAĞIDAKİ GİBİ DEĞİŞTİRİLMİŞTİR.
06.05.2013
tarih ve 2013/4957 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Yönetmeliğin 4 üncü
maddesiyle yapılan değişiklikle
birlikte Kamu Kurum ve
Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel
Yönetmeliğin “Sınav Şartı” başlıklı 8.
Maddesinde “…Şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme
suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda; diğer görevlere görevde
yükselme suretiyle atanacak personelin ise yazılı sınavda başarılı olmaları
gerekir…" şeklinde düzenleme mevcut iken, 22.10.2016
tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında
Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. Maddesi ile birlikte, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme
ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 8. Maddesi; “Görevde
yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda
başarılı olmaları gerekir." Şeklinde değiştirilmiştir.
Söz konusu yönetmelik değişikliği öncesi sadece
şube müdürü, müdür ve bunlarla aynı düzeyindeki kadrolar için yazılı sınav
sonrasında sözlü sınav uygulanıyorken, şef ve altındaki unvanlara görevde
yükselme suretiyle yapılacak atamalarda yazılı sınav puanı esas alınıyordu. Yapılan değişiklikle birlikte şef ve
altındaki unvanlara yapılacak görevde yükselme niteliğindeki atamalar için de
yazılı sınava ek olarak sözlü sınav şartı getirilmiştir. Aşağıda izah
edeceğimiz üzere; 22.10.2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete ‘de
yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2.
Maddesinde yer alan “ve sözlü sınav”
ibaresi hukuka ve mevzuata aykırı olup, iptali gerekmektedir. Şöyle ki;
3- DAVA
KONUSU DÜZENLEME EŞİTLİK, KARİYER VE LİYAKAT İLKELERİNE AYKIRILIK TEŞKİL
ETMEKTEDİR.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan
Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe dayanak teşkil eden; 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun "Temel İlkeler" başlıklı 3. maddesinde,
"Sınıflandırma", "Kariyer" ve "Yeterlik" ilkeleri
bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet
memurlarına yaptıkları hizmetler için gerekli bilgilere ve yetişme şartlarına
uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı
sağlamak; yeterlik ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi,
sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini yeterlik
sistemine dayandırmak ve bu sistemin
eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak
olarak tanımlanmıştır.
657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu Devlet memurluğunu bir
meslek olarak kabul ederek sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar
ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin
yeterlik sistemine dayandırılmasını
öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı
yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde
gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesiyle
sağlanabileceği tabiidir.
Yukarıda adı geçen Genel Yönetmeliğin 1. maddesinde,
bu Yönetmeliğin amacının, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet
gerekleri ve personel planlaması esas alınarak personelin görevde yükselme ve
unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu
belirtilmiştir. İptal davasına konu unvanların Görevde yükselme sınavına tabi
kadrolar kapsamından çıkarması, dolayısıyla
bu kadrolara objektif kurallar çerçevesinde atama yapılmasını engellemesi
nedeniyle, 657 sayılı Yasa'nın temel ilkeleri olarak belirlenmiş
olan kariyer ve liyakat ilkesine ve
Genel Yönetmeliğin amacına aykırı olduğundan, kamu yararı ve hizmet
gereklerine, 657 sayılı Yasaya aykırıdır.
657 sayılı Devlet
Memurları Kanunun 3 üncü maddesinde, temel ilkeler belirlenmiş
ve bunlar arasında yer alan liyakat ilkesi "devlet kamu hizmetleri
görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona
erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla
uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır" biçiminde tanımlanmıştır. 657 Sayılı
kanunun temel ilkesi olarak kabul edilen ve devlet örgütünün ne şekilde
hiyerarşik bir yapıda kamuya hizmet vereceğini tespit eden bu hükümle, kamu
görevlilerinin görevde yükselmelerinin hangi esaslara göre gerçekleşeceğinin
esasları net bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu hükme göre; görevde yükselme ilerleme; liyakat ilkesine
göre, eşit şartlar sağlanarak gerçekleştirilecek ve bunlar gerçekleştirilirken
hak kaybına uğramamak adına güvenlikleri yine yönetmelik hükümleri ile
sağlanacaktır. Kanunun bu hükmüne rağmen, davalı idare; bu ilkenin tamamen
dışına çıkmıştır. Sözlü sınav olarak adlandırılan ve iptali artık yargının
yerleşik içtihattı haline gelen düzenlemeler, yargı kararlarına rağmen
yönetmelik değişikliği ile tekrar hayata geçirilmiştir.
Örneğin; Türkiye Kamu-Sen tarafından görevde yükselme
sınavında sözlü sınavı öngören düzenlemenin iptali için Danıştay 5. Dairesi
nezdinde açılan 2005/191 Esas numaralı davada, ilgili dairece; “kamu hizmetinin yürütülmesinde
belirleyici olan personel sisteminin kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak
düzenlenmesi, işe girişte olduğu kadar meslek için de ilerlemede de önem
taşımaktadır.” Gerekçesine de yer verilerek sözlü sınava ilişkin
hükmün yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiş, davalı Başbakanlığın
Danıştay Dava Daireleri Kuruluna yapmış olduğu itiraz ise oybirliği ile ret
edilmiştir.
Yine Türkiye Kamu-Sen tarafından “il özel idareleri ve
belediyelere il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birliklere ve
bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlara ait B grubu kadrolara atama
yapılmasını ön gören 17.01.2007 tarihli Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar
İçin Yapılan Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik” hükümlerinde yer alan yazılı ve sözlü sınav ibarelerinin sübjektif
değerlendirmelere neden ve bu surette ilgili düzenlemenin eşitlik ilkesine
aykırı olduğu gerekçesi ile açmış olduğu iptal davasında; Danıştay 12. Dairesi;
il özel idareleri ve belediyelere il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları
birliklere ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlara ait B grubu kadrolara
atama yapılmasını ön gören 17.01.2007 tarihli Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar
İçin Yapılan Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik hükümlerinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Danıştay
12. Dairesi 2007/412 sayılı Yürütmeyi Durdurma
kararında; dava konusu yönetmelikle birlikte; il özel idareleri ve
belediyelerin bunlara bağlı kuruluşlar ile kurdukları birliklerin ve döner
sermayeli kuruluşların B grubu memur kadrolarına atanacaklar için ÖSYM
tarafından yapılan merkezi sınav olan
KPSS dışında yazılı ve sözlü olarak
gerçekleştirilecek ikinci bir sınavın
yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu durumun sübjektif
değerlendirmelere yol açacağı gerekçesine yer verilmiş, memur atamalarında
objektifliği tartışmasız olan merkezi sınav sonuçlarına göre yapılmasına
yönelik sistemin geçerli olduğu mevcut dönemde ciddi bir aksama ve sorun
ile karşılaşılmadığı” . Gerekçesine yer
vermiştir.
4- Bilindiği üzere, 657 sayılı Devler Memurları
Kanunun 3. maddesinde “Sınıflandırma”, “Kariyer” ve “Liyakat” ilkelerine yer
verilmiştir. Buna göre, Kariyer İlkesi,
Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetiştirme
şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme
imkânı sağlamaktadır. Bu ilke
dolayısıyla memur, bir ömür boyu sürecek mesleğine daha ilk atıldığı günden
itibaren, mesleğinde uzmanlaşmasının mesleğinde ilerlemesini
sonuçlandıracağının farkında olacaktır. İşbu teşvik, memurun mesleğinde gün be
gün uzmanlaşmasını, gördüğü kamu hizmetinin gün be gün daha da iyi görülmesini
sağlar. Öte yandan memurun mesleğinde ilerlemesinin kanuni bir esasa
dayandırılmış olması, onun için bir güvencedir. Bu şekilde kişisel veyahut da
siyasi çıkarların meslekte ilerlemedeki olası etkileri dizginlenir.
Memurun, bilgi, tecrübe ve yeteneği dışında meslekte ilerlemek yolunda herhangi
bir haksız sınırla karşılaşmasının önüne geçilmiş olur. Bu doğrultuda liyakat
ilkesinin, kariyer ilkesi ile iç içe olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Liyakat
(yeterlilik) ilkesi ise, Devlet Kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar
içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine
dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet Memurlarını
güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmaktadır. Anılan düzenleme ile devlet
memurluğu bir meslek olarak kabul edilmekte ve bunlara, sınıfları içinde en
yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme
ve yükselme işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılması öngörülmüştür. Bu
ilke, söz konusu hizmet için en ehil, en nitelikli, en başarılı kim ise,
hizmetin ifasına yönelik tercihte onun öne çıkarılmasını sağlar. Memur, yüksek konumdaki kamu
görevlilerine veya iktidara yakınlığına göre değil ve fakat yeteneğine ve başarısına
göre göreve verilecek ve görevde ilerleyecektir. Şu halde liyakat
ilkesi, her türlü ayrımcılığı ve kayırıcılığı reddeder niteliktedir. Bu suretle
de memurun tarafsızlığı güvence altına alınmış olmaktadır.
Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar
çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu
hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek
güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine
getirilmesinden geçeceği tabidir.
Kariyer ve
liyakat ilkelerinden sapılması demek, kamu hizmetinin temel unsurlarından olan
“sürekliliğin” yok edilmesi, memuriyet güvencesinin ortadan kaldırılması ve tüm
bunların doğal sonucu olarak da “kamu
hizmetinin en etkin ve en verimli” şekilde yürütülmesi hedefinin
tutturulamaması demektir.
Dava konusu düzenleme ile yazılı sınavdan sonra
öngörülen sözlü sınavın öngörülmesi ile idareye mutlak ve sınırsız bir yetki
verilmiş olup, sözlü sınava ilişkin tüm değerlendirme ve kıstaslar idarenin
takdir yetkisine bırakılmış ve bu surette idareye yakın kişilerin bu pozisyona
atanmasının önü açılmıştır. Bu surette dava konusu düzenleme 657 sayılı yasanın
kariyer ve liyakat ilkeleri ile kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık
teşkil etmektedir.
5- Bu
düzenleme ile birlikte, kariyer ve liyakat ilkeleri yok sayılmış ve idarenin,
sınava girecek personeller arasında kendisine yakın olan personellerin
atamasının yapılabilmesi için önü açılmıştır. Zira tüm memurların görev
yaptıkları her kademe de sözlü sınava tabi tutulmaları, idareye yakın olan personeller açısından
yüksel için avantaj sağlarken, uzak olanlar için dezavantaj olacaktır. Dava konusu düzenleme ile en düşükten en
yüksek memura kadar bütün memurların yükselebilmesi tamamen idarenin takdir yetkisi ve keyfiyetine bırakmaktadır. Söz konusu
düzenleme ile Anayasanın “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesine
aykırı işlem tesis edilmesi mümkün olup, kadrolaşmanın önü açılmış olacaktır.
Mezkûr Yasa, Devlet Memurluğunu bir meslek
olarak kabul etmekte ve Devlet Memurlarına sınıfları içinde en yüksek dereceye
kadar ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme
işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu ilkelerle
temelinde güdülen amaç, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline ve hak edene
verilmesinin sağlanması olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde;
gerçekleştirilmesinin ise ancak yetişmiş, hizmetin ehli kamu görevlilerince
yerine getirilmesi halinde sağlanabileceği kuşkusuzdur.
Yukarıda
açıklanan nedenlerle, 22.10.2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2.
Maddesinde yer alan “…ve sözlü sınav…” ibaresi,
hukuka ve kanuna aykırı olup iptali gerekmektedir.
6-
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA:
2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Yasası’nın 27/II. Maddesi uyarınca “İlgili işlemin uygulanması halinde telafisi güç
veya imkânsız zararların doğacağı ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması
şartları birlikte gerçekleştiği” takdirde ilgili işlemin yürütmesinin
durdurulmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır. Sosyal Güvenlik Kontrol
Memurlarının iptal edilmesi isteminde bulunduğumuz bu ibareler dolayısıyla
büyük hak kaybına uğrayacağı ve idarenin keyfiliğinin yeni düzenleme ile
kaçınılmaz olacağı ve bu surette telafisi mümkün olmayan zararların doğacağı
aşikârdır.
Davamıza konu esasların iptali istenen ibare de sebep
ve maksat unsurları yönünden açıkça hukuka aykırı olduğundan ve söz konusu
işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı açık
olduğundan iptali isteminde bulunulan hükümlerin yürütmesinin durdurulması
gerekmektedir.
HUKUKİ DAYANAK : Anayasa, 657 sayılı Kanun ve sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Dava konusu idari işlem, yargı kararları ve lehe her
türlü delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle mahkemenizce
resen dikkate alınacak hususlar bir arada değerlendirilerek;
1-
22.10.2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete ’de
yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2.
Maddesinde yer alan “ve sözlü sınav”
ibaresinin öncelikle YÜRÜTMESİNİN
DURDURULMASI ve devamında İPTALİNE,
2-
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı
tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz. 25.11.2016
Davacı Vekili
Av. Ebru YAPICI
Ekler :
—
O. Vekâletname sureti ve yetki belgesi aslı,
—
06.05.2013
tarih ve 2013/4957 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Yönetmeliği,
—
22.10.2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete ‘de
yayımlanan Kamu Kurum Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik,













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder