
Reddi miras işleminin sosyal güvenlik hakları ile ilgisi bu durumda merak edilen ikinci önemli husus oluyor. Hemen belirtelim reddi miras işlemi yaptırmak muristen dolayı hak sahiplerine dul veya yetim aylığı bağlanmasına engel değil.
Türk Medeni Kanunu’nun 599’uncu maddesinde, “Mirasçıların, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar. Kanun’da öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçıların, miras bırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler” denilmektedir.
ÜÇ AYDA REDDEDİLEBİLİR
Kanun’un 605’inci maddesinde de“Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır” ibaresi yer almaktadır.
606’ncı maddede ise “Miras, üç ay içinde ret olunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar” denilmektedir.
610’uncu maddede de “Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya mal eden mirasçı, mirası reddedemez” hükümleri yer alıyor.
DUL VE YETİM AYLIĞI ALABİLİRLER
Buna karşılık, reddi miras, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklı hakları etkilemiyor. Dolayısıyla, borçlu miras bırakanın mirasını reddeden eş dul aylığından, çocukları da yetim aylığından yararlanır. Bu konuda hiçbir hak kaybıyla karşılaşmazlar. Alacaklılar, miras bırakanın eş ve çocuklarının dul ve yetim aylıklarına haciz koyduramazlar, para talep edemezler.
KIDEM TAZMİNATI VE EMEKLİ İKRAMİYESİ HACZEDİLEMEZ
Borçlu kişi çalışmaya devam ederken hayatını kaybetmişse, mirası reddetmiş hak sahipleri kıdem tazminatı ve emekli ikramiyesini alabilir. Alacaklılar, kıdem tazminatı ve emekli ikramiyesine haciz koyamaz. Yargıtay’ın bu konuda emsal kararları bulunuyor. Bununla birlikte, borçlu kişi emeklilik için dilekçe vermiş ancak, kıdem tazminatı ve ikramiyesini almadan vefat etmişse, bu durumda tazminat ve ikramiye terekeye dahil ediliyor ve mirası reddetmiş bulunan yakınları bu paraları alamıyorlar.
REDDİ MİRAS DAVASI AÇMAYAN DA YARARLANIR
Dul ve yetim aylığı ile kıdem tazminatı ve emekli ikramiyesine ilişkin bu haklardan, reddi miras başvurusunda bulunmayanlar da yararlanabiliyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (2017/438 Esas ) 2018/770 sayılı kararında, ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise mirasın reddedilmiş sayılacağı vurgulandı. Bunun zımni ret anlamına geldiği kaydedilen kararda, ölenin pasifi aktifinden fazla ise yaşam deneyimlerinin bu mirasın reddedileceğini gösterdiği, dolayısıyla mirasçıların başvuru külfetine girmeden mirası reddetmelerinin mümkün olduğu kaydedildi.
BAŞVURU NASIL YAPILIR?
Hak sahiplerinin söz konusu reddi mirasa ilişkin haklardan faydalanabilmeleri maksadıyla reddi miras kararı vefat eden sigortalının en son ikamet ettiği yer Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmak suretiyle çıkartılabilir. Mirasın reddi, mirasçılar tarafından Sulh Mahkemesi’ne sözlü veya yazılı beyanla yapılabilir.
Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekiyor. Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder. Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin Sulh Mahkemesi tarafından özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.
5510 sayılı Kanun’a göre; yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, Bağ-Kur sigortalısı olacak şekilde bağımsız çalışmaya devam eden veya başlayanlardan, almakta oldukları aylıklarının yüzde 10’u oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesiliyor. SGK emeklilerin bu kapsamdaki çalışmalarını zamanında saptayamazsa bunlardan süresinde ödemedikleri Sosyal Güvenlik Destek Primleri’ni yasal faiziyle birlikte geri alabiliyor.
SGK tahakkuk ettirdiği SGDP borçlarının sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya ödediği yaşlılık aylığının dörtte biri oranında kesinti yapıyor.
SGDP BORÇLARI SİLİNİR
Keza, bu tutarlar sigortalının ölümü halinde hak sahiplerinden isteniyor. Bahse konu bedellerin hak sahiplerinden tahsil edilemediği durumlarda ise SGK, ölenden dolayı doğan borç tutarlarını bu defa hak sahiplerine bağladığı aylıklardan kesmeye başlıyor.
Oysa hak sahiplerinin reddi miras yapması halinde normalde sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmakta iken ölen sigortalıların birikmiş sosyal güvenlik destek primi borçları gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle hak sahiplerinin aylıklarından dörtte bir oranında kesilecek iken reddi miras halinde söz konusu borçların hak sahiplerine bağlanan dul ve yetim aylıklarından kesilmemesi gerekiyor.
Vefat eden 4/1-b sigortalısının aylık bağlanmadan önce tahakkuk eden prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının mirasın reddedilmesi yoluyla terkin edilip borçları silindikten sonra kalan günlerle aylık bağlatılması ise mümkün bulunmuyor.
https://alitezel.com.tr/index.php?sid=yazi&id=7900
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder